Gazze’deki sivil kıyımı nedeniyle İsrail’e karşı uluslararası tepkiler artıyor

SÜMEYYE DİLARA DİNÇER/BÜŞRANUR KOCA – İsrail’in, abluka altındaki Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana süren yoğun bombardımanına dünyadan tepkiler artarak devam ederken İsrail’e geleneksel desteğini sürdüren Batı yönetimleri gerek kendi ülkeleri gerek dünyadan gelen eleştiriler karşısında insani söylemi artırmaya başladı.

Dünya genelinde, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılara yönelik söylemler değişirken, çatışmalara insani ara verilmesi çağrıları artıyor.

Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, Gazze’deki sivil ölümler nedeniyle özellikle Batılı ülkelerde desteklerinin azalmakta olduğu uyarısında bulunarak, kısa süre sonra İsrail’in Avrupa’daki hükümetlerin desteğini kaybedebileceğine işaret etti.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hamas tarafından İsrail’e karşı başlatılan saldırıları kınayarak taraflara “sivillere yönelik itidal” çağrısı yapmıştı.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric’in yaptığı son açıklamada ise ??????Guterres’in, İsrail’in Cibaliya Mülteci Kampı’na yönelik hava saldırısı karşısında dehşete düştüğü ve tüm sivillerin öldürülmesini kınadığı bildirildi.

Guterres’in taraflara uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuk kurallarına uyma çağrısını yenilediğini aktaran Dujarric, orantılılık ve önlem alma prensiplerine saygı duyulması gerektiğini ifade etti.

Diğer yandan Guterres, “Her gün kız ve erkek çocuklarının öldürüldüğü, yaralandığı Gazze, çocuklar için mezarlığa dönüştü.” diyerek acil insani ateşkes çağrısını yineledi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, X hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’deki Cibaliya Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırılarından endişe duyduklarını belirterek, “saldırıların savaş suçu teşkil edebilecek orantısız saldırılar” olabileceğini vurguladı.

Komiserlik Sözcüsü Elizabeth Throssell de işgal altındaki Batı Şeria’da durumun endişe verici olduğunu belirterek, buradaki Filistinlilerin “çok katmanlı insan hakları ihlallerine” maruz kaldığını bildirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği New York Ofisi Direktörü Craig Mokhiber, Gazze’de olanlarla ilgili “Bir kez daha, gözlerimizin önünde bir soykırımın işlendiğine şahit oluyoruz ve çalıştığımız kuruluş (BM) bunu durdurmak için aciz duruyor.” değerlendirmesinde bulundu.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths, İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaptığı iki günlük incelemelerin ardından yazılı açıklamada bulunarak, “Gazze’de Cibaliya Mülteci Kampı’na yapılan son saldırıların ardından çok sayıda sivilin öldüğü bildirildi. Bu, savaşın giderek daha korkunç insani sonuçlar doğuracak şekilde daha da ürkütücü bir aşamaya girdiği, Gazze halkının başına gelen son vahşettir.” ifadelerine yer verdi.

Griffiths, “7 Ekim’den bu yana 10 bin Filistinlinin öldürülmesi, insanlığın temel değerlerine meydan okuyor.” ifadesini kullandı.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell “İsrail ile tam dayanışma içindeyim” mesajını paylaşmıştı.

Borrell, İrail’in Gazze’ye artan saldırılarının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’deki Cibaliya Mülteci Kampı’na yönelik saldırısındaki can kayıpları karşısında dehşete düştüğünü, sivillerin korunmasının ahlaki ve yasal yükümlülük olduğunu bildirdi.

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Başkanı Francesco Rocca, X sosyal medya platformundan, İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi’nde binlerce hasta ve sivilin bulunduğu Şifa Hastanesi yerleşkesinin giriş kısmını vurmasına ilişkin paylaşımda bulundu.

Gazze’deki Şifa Hastanesi yakınlarında hastalara ve ambulanslara yapılan saldırıların korkunç ve dehşete düşürücü görüntülerinin Saraybosna’daki Markale pazar yerinin 28 yıl önce bombalanmasını hatırlattığını belirten Rocca, “Bu görüntüler kabul edilemez. Sivillerin, ambulansların, doktorların, hastanelerin her zaman korunması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

IFRC Genel Sekreteri Jagan Chapagain de X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, şiddetli saldırılara maruz kalan Gazze’deki Kudüs Hastanesinin çevresindeki durumun vahametinden derin endişe duyduklarını belirterek, “Sonuç olarak Filistin Kızılayı ekiplerimiz ambulans hizmeti sağlayamıyor.” ifadelerini kullandı. Chapagain, hastanelerin yardım ve sığınma yeri olduğunu belirterek, buraların korunması gerektiği yönünde taraflara çağrıda bulundu.

ABD’de ve Avrupa ülkelerinde on binlerce kişinin katılımıyla Filistin’e destek gösterileri düzenlendi. İsrail’e koşulsuz destek veren ABD ile geleneksel olarak İsrail’i kollayan Avrupa ülkeleri de büyük kitle protestoları ve tepkiler karşısında söylemlerini kısmen değiştirdi.

ABD

AB ve ABD liderleri, Washington’da 27’nci zirve toplantısı için İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin gündemle toplanmıştı. ABD Başkanı Biden, zirve toplantısında, “Şimdi de terörist saldırı karşısında İsrail’in yanında birlikte duruyoruz.” ifadelerini kullanmış, 19 Ekim’de basın mensuplarına yaptığı açıklamada da İsrail’in savaş hukukuna göre hareket edip etmediği yönündeki soruyu yanıtlamayı reddetmişti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ve İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 13 Ekim’de, düzenledikleri ortak basın toplantısında, Gazze’deki sivillerin bölgeden güvenli şekilde çıkarılması ve insani koridor hakkındaki sorulara yanıt vermekte zorlanmıştı.

Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, dün düzenlenen basın toplantısında, İsrail’in Gazze’yi tekrar işgal etmesini desteklemediklerini, bunu da İsrail’e açık şekilde bildirdiklerini duyurdu.

“İsrail’in Gazze’yi tekrar işgal etmesini desteklemiyoruz.” diyen Patel, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın da İsrail ziyaretinde muhataplarına bunu açık şekilde dile getirdiğini aktardı.

Patel, basın mensuplarına, İsrailli ortaklarıyla yaptıkları görüşmelerde, sivillerin korunması ve Hamas ile siviller arasında ayrım yapılması gerektiği konusunda son derece net olduklarını ifade etti.

Bunun yanı sıra, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, 6 Kasım’da, ABD’nin, Gazze Şeridi’ndeki “çatışmalara insani ara verilmesi” için aracılık yapmaya ve İsrail ile görüşmeye kararlı olduğunu belirtti.

Pentagon basın sözcüsü Tuğgeneral Patrick Ryder, günlük basın toplantısında, bir gazetecinin 7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşamını yitiren sivillerin sayısıyla ilgili soruya, “Gazze’deki sivil kayıplarla ilgili, sayının binlerle ifade edilecek düzeyde olduğunu biliyoruz ancak size söyleyebileceğim belirli bir rakam yok.” ifadesini kullandı.

İsrail tarafına Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasının önemini vurguladıklarını savunan Ryder, “Binlerce sivil kayıptan ne kadarının çocuk olduğu” yönündeki bir diğer soruya da “Daha fazla spesifik olarak belirtebileceğim bir şey yok.” cevabını verdi.

ABD Başkanı Joe Biden, daha önce Gazze’de yetkililerin sivil kayıplarla ilgili verdiği rakamlara şüpheyle baktığını belirtmişti.

The Hill’in haberine göre, ABD Senatosundan 14 Demokrat Senatör, ABD Başkanı Joe Biden’ın yaptığı, Gazze’de “tutsakların dışarı çıkarılması” için çatışmalara “ara verilmesi” çağrısını yineledi.

ABD’nin Vermont Senatörü Bernie Sanders da X hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ederek Gazze’de binlerce sivili öldürmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Masum insanların ayrım gözetmeksizin katledilmesini durdurun.” çağrısında bulundu.

Oscar ödüllü ABD’li oyuncu Susan Sarandon, ABD’nin New York kentinde, 5 Kasım’da düzenlenen Filistin’e destek gösterisinden bir fotoğrafı paylaşarak, “Gazze’de olanları önemsemeniz için Filistinli olmanıza gerek yok. Filistin’in yanındayım. Herkes özgür olana kadar kimse özgür değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

Fransa

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da “İsrail’i şu anda vuran terör saldırılarını şiddetle kınıyorum. Ölenlere, ailelerine ve yakınlarına dayanışma dileklerimi iletiyorum.” açıklamasını yapmıştı.

Macron daha sonra, İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam ederken “İnsani ateşkes çağrısında bulunuyoruz çünkü terörle mücadele, sivillerin feda edilmesini haklı göstermez.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Macron, Finistere Vilayeti’ne gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında basına İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Fransa’nın çatışmanın tırmanmasını önlemek, barış çağrısı yapmak ve tüm sivillerin korunması için seferber olduğunu belirten Macron, bu nedenle “insani ateşkes” çağrısı yaptıklarını kaydetti.

Fransa’nın önde gelen muhalif isimlerinden ve Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin Meclis Grup Başkanvekili Mathilde Panot, İsrail’in Cibaliya Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırılara ilişkin X hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun işlediği savaş suçları nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM) hesap vereceğini belirtti.

Panot, ülkesinden, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının sona ermesi için elindeki tüm diplomatik imkanları kullanmasını ve ateşkes çağrısı yapmasını isteyerek, “Fransa’nın ateşkes diyecek gür bir sesi olmalı.” dedi.

Fransa Hükümet Sözcüsü Oliver Veran da BFMTV’de katıldığı canlı yayın programında, İsrail’in Gazze’deki Cibaliya Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıları “şiddetle kınadıklarını” açıkladı.

Daha önce Fransız hükümetinden İsrail’in kampa düzenlediği saldırının kınandığına ilişkin bir açıklama yapılmamasına rağmen Veran, “Fransa, zaten Cibaliya Mülteci Kampı’na yapılan saldırıları şiddetle kınamıştı.” ifadelerini kullandı.

LFI partisi Milletvekili Thomas Portes de X üzerinden yaptığı açıklamada, İsraillilerin Filistin halkını topyekun haritadan silmek istediğini belirtti.

Portes, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil ettiğini ifade etti.

Hollanda

Hollanda Savunma Bakanı Kajsa Ollongren, ülkesinin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına “insani ara” verilmesi çağrısında bulunarak Gazze’deki halkın içinde bulunduğu durum nedeniyle bunun hayati önem taşıdığını söyledi.

Saraybosna’da temasları sırasında basın toplantısında konuşan Ollongren, “Hollanda, Gazze’deki insani durumdan endişeli ve felaketin önlenmesi için Gazze’ye insani yardımın ulaşması gerektiğini düşünüyor. Hollanda hükümeti, çatışmaya insani ara verilmesi çağrısında bulundu ve bunun Gazze halkının içinde bulunduğu durum nedeniyle hayati önem taşıdığını düşünüyoruz.” diye konuştu.

Belçika

Belçika Başbakanı Alexander de Croo, İsrail’in Gazze’deki mülteci kamplarına saldırılarına tepki göstererek “Şahit olduğumuz şey artık orantılı karşılık olmaktan çıkmıştır.” dedi.

Hamas’ın İsrail’e saldırılarını kınadığını, İsrail’in kendini savunma hakkını desteklediklerini hatırlatan de Croo, misilleme saldırılarının aşırıya kaçtığını ifade etti.

De Croo, “Tek bir terörist için tüm mülteci kampını bombalamanın orantılı olduğunu söyleyemezsiniz. Bu çok zorlama olur. Ayrıca Batı Şeria’da dizginlenemeyecek bir şiddet konusunda da dikkatli olunmalı.” diye konuştu.

Belçika Kalkınma İşbirliği Bakanı Caroline Gennez de büyükelçilere konuşmasında AB yönetimine yüklendi.

Gennez, Belçika’nın VTM televizyonunda katıldığı programda ise İsrail’in Gazze’ye saldırıları hakkında konuşurken, “tüm unsurların İsrail’in savaş suçu işlediğine işaret ettiğini” belirtti.

Brüksel Belediyesi de Gazze’de ateşkes çağrısı yaptı.

AB kurumları ve NATO’ya ev sahipliği yapan Belçika’nın başkenti Brüksel’de belediye meclisi, Gazze’de ateşkes çağrısı yapan önergeyi oy birliğiyle kabul etti.

İsveç

İsveç Dışişleri Bakanlığı Basın Ofisi, AA muhabirinin İsveç’in Gazze’de daha fazla sağlık tesisinin İsrail tarafından vurulacağını düşünüp düşünmediğine ilişkin sorusuna verdiği yanıtta, sivillere yönelik saldırıların hukuka aykırı olduğunu belirterek, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısında bulundu.

Basın Ofisi açıklamasında, gıda, su, ilaç ve yakıtın “hızlı ve güvenli bir şekilde” abluka altındaki Gazze Şeridi’ne geçişinin şart olduğu vurgulandı.

Slovenya

Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon, ülkesinin Orta Doğu’da barışın sağlanması için çabaladığını ifade etti.

Slovenya’nın, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına işaret ederek, “Bir an evvel insani ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulunuyoruz. Bu da daha sonra ateşkesi getirecektir.” diye konuştu.

15 yıldan fazladır Orta Doğu’daki barış sürecinin ihmal edildiğini vurgulayan Fajon, “Şimdi ise süreci yeniden canlandırarak, iki devletli çözüm için somut adımlar atılması yönünde fırsat var.” ifadelerini kullandı.

İspanya

İspanya’da 23 Temmuz’da yapılan seçimlerden sonra halen hükümet kurulmadığından görevlerine devam eden koalisyon hükümetinin küçük ortağı Podemos partisinin iki bakanı İone Belarra ve İrene Montero, Gazze’deki saldırıları nedeniyle İsrail’e karşı seslerini yükseltmeyi sürdürdü.

Podemos lideri olan, Sosyal Haklar ve 2030 Ajandası Bakanı İone Belarra, sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda, “Mülteci kamplarını, hastaneleri, kız ve erkek çocukları, savunmasız yaşlıları bombalamaya devam eden İsrail, insanın yapabileceğinin en kötüsünü gösteriyor. Ne kadar aşağılık? Avrupalı liderler bizi bu barbarlığın ortağı yapmaya daha ne kadar devam edecekler?” ifadelerine yer verdi.

İtalya

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, X platformunda, üzerine İsrail bayrağı yansıtılmış Başbakanlık binasının fotoğrafıyla paylaşım yaparak, “Az önce ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Almanya, Fransa, İngiltere ile AB’den diğer mevkidaşlarımla görüştüm. Hükümet olarak, Orta Doğu’daki durumu endişeyle takip ediyoruz ve müttefiklerimizle yakın temas halindeyiz. Çatışmanın tırmanmasını önlemek için çalışıyoruz. İsrail’in var olma hakkı var.” ifadelerini kullanmıştı.

Tajani, daha sonra katıldığı bir televizyon programında, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dair değerlendirmelerde bulunarak şunları kaydetti:

“İsrail’den sadece terör merkezleri ile füzelerin atıldığı yerleri vurmasını ve sivil halka savaşın dışında kalma imkanı vermesini kuvvetli bir şekilde talep ettik. Ne yazık ki bu her zaman olmuyor ve çok fazla sivil kayıp var. Sivillerin, insani koridorlardan geçmesine izin vermek için aralardan yanayız.”

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, İsrail-Filistin sorunu için “iki halk, iki devletli çözüm”ü işaret etti.

Vatikan’da Aziz Petrus Meydanı’na bakan çalışma ofisinin penceresinden geleneksel pazar duasını yapan Papa, duanın ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da değinerek “Filistin ve İsrail’de çok sayıda insanın hayatını kaybettiği bu ciddi durumu düşünüyorum. Lütfen durun. Rab adına ateşi kesin.” dedi.

Yunanistan

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis “Aralarında sivillerin de bulunduğu çok sayıda kayba neden olan, bugün İsrail’e yapılan zalim terör saldırısını şiddetle kınıyorum. İsrail halkının yanında duruyoruz ve kendini savunma hakkına tam destek veriyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

Miçotakis daha sonra Yunan Parlamentosunda yaptığı konuşmada, ülkesinin ilk andan itibaren kendini savunma hakkını desteklediği İsrail’in, bunu yaparken uluslararası hukuk ve uluslararası insan haklarını da göz önünde bulundurması gerektiğini kaydetti.

Başbakan Miçotakis, Yunanistan’ın, Gazze’de insani koridorlar açılması ve çatışmalara “insani ara” verilmesi yönündeki görüşlerini yineledi.

İskoçya

İskoçya Bölgesel Başbakanı Hamza Yusuf sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda, İsrail’in, Cibaliya Mülteci Kampı’na hava saldırısı düzenlemesine tepki göstererek, Gazze’de insan hayatına yönelik bariz umursamazlığın kesin dille kınanması gerektiğini belirtti.

Yusuf, paylaşımında, “(İsrail’in hava saldırısı düzenlediği) Cibaliya Mülteci Kampı’ndaki masum erkekler, kadınlar ve çocuklar; dünya sizi koruyamadığı için üzgünüm.” ifadesini kullandı.

İrlanda

İrlanda Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’deki Cibaliya Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısı sonrası meydana gelen yüksek sayıdaki can kaybı karşısında “derin şok” yaşadığını belirterek, “savaş hukukunun her zaman geçerli olduğunu” kaydetti.

İrlanda’nın Avrupa’dan Sorumlu Devlet Bakanı Thomas Byrne de İsrail’e, Gazze’de sivillerin hayatını riske atacak askeri operasyonlar yapmaması çağrısında bulundu.

Rusya

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakan Sergey Lavrov, Rusya’da faaliyet gösteren Arap ülkeleri diplomatik misyon başkanları ve Arap Birliği temsilcileriyle bir araya geldi.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ele alındığı görüşmede Bakan Lavrov, Rusya’nın, İsrail-Filistin krizinde ateşkesin bir an önce sağlanması, sivillerin korunması, uluslararası insancıl hukuk normlarına saygı duyulması, insani koridorların açılması, Gazze Şeridi’nden tahliye eylemlerinin organize edilmesi ve rehinelerin serbest bırakılması yönündeki tutumunu teyit etti.

Lavrov, İsrail ve Filistin arasında süren çatışmaların “derhal” durdurulması ve bölgeye insani yardımın sağlanması gerektiğini belirtti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Gazze Şeridi’nde çatışmalara “insani ara” verilmesi gerektiğini belirterek, “Durum son derece gergin ve insani açıdan felaket niteliğinde.” dedi.

İsrail ordusunun “askeri operasyonunun” devam ettiğini söyleyen Peskov, “Bu durumda çatışmalara insani ara verilmesi ve Gazze’deki sivil halkın insani ihtiyaçlarının karşılanması bizim için çok önemli. Elbette, Rus vatandaşlarının Gazze’den ayrılma imkanına sahip olması da bizim için önemli. Diplomatlarımız bunun için çalışıyor. Durum son derece gergin ve insani açıdan felaket niteliğinde.” ifadelerini kullandı.

Çin

Çin, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının yol açtığı sivil can kayıplarını “insani felaket” olarak niteleyerek uluslararası topluma “trajediye son verme” çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vang Vınbin, çatışmanın şu ana dek çoğu sivil 11 binden fazla ölüme yol açtığına, son günlerde özellikle Filistin tarafında sivil can kayıplarının arttığına dikkati çekerek “Gazze şu anda insani felaketi yaşıyor. Bu, vicdanla ve uluslararası ilişkileri yöneten temel normların çiğnenmesiyle ilgili bir durum. Uluslararası toplum, böylesi bir trajedinin sürmesine izin vermemeli.” dedi.

Avustralya

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, “Avustralya, bu dönemde dostumuz İsrail’in yanındadır. Hamas’ın İsrail’e ve sivillere yönelik ayrım gözetmeyen ve iğrenç saldırılarını kınıyoruz. İsrail’in kendini savunma hakkını tanıyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong daha sonra, İsrail’in yoğun saldırısı altında bulunan Gazze’deki insani duruma ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Avustralya’nın çatışmalara “insani ara” verilmesi çağrısını yineleyerek gıda, ilaç, yakıt gibi acil insani yardım malzemelerinin Gazzelilere ulaştırılması gerektiğini söyledi.

Avustralya’da bir grup senatör de hükümetin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınamaması üzerine Senato oturumunu terk etti. Kürsüye, Filistinlileri sembolize eden kefiye ile çıkan Yeşiller Partisi Başkan Yardımcısı Mehreen Faruqi, koalisyon ortağı İşçi Partisinin İsrail’e destek veren açıklamalarına tepki gösterdi.

İşçi Partisi senatörlerinin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını ısrarla kınamaması üzerine Faruqi, şunları kaydetti:

“Koalisyon, konu Filistin olunca ahlaki olarak iflas ediyor. İşçi Partisi, kalpsiz, yüreksiz ve güçsüz olduğunu gösterdi. İsrail’in binlerce Filistinliyi katletmesini izliyorsunuz ve İsrail’i kınamıyorsunuz. Acil ateşkes çağrısı yapmayı reddediyorsunuz. Burada oturup, sizin hiçbir şey yapmıyor olmanızı izlemeyeceğiz. Kaçamak sözler, savaş suçlarını durdurmayacak.”

İran

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Gazze’de binlerce Filistinli çocuğun öldürüldüğünü, bunun insanlık dışı olduğunu söyledi.

Abdullahiyan, İtalyan devlet televizyonu RAI 1’e verdiği özel demeçte, “İsrail Gazze’deki sivillere yönelik saldırılarına devam ederse, savaş kaçınılmaz olarak genişleyecektir. Lübnan ve Yemen’de eylemlerini artırabilecek diğer direniş güçleri faaliyet gösteriyor.” dedi.

Ürdün

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, dünyanın İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını büyük şokla izlediğini belirterek, “İsrail, bu savaşta insanlığını kaybediyor.” ifadesini kullandı.

İngiliz Sky News yayınına katılan Safedi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Dünyanın İsrail’in Gazze halkına yönelik saldırılarını büyük şokla izlediğini, binlerce insanın saldırılarda hayatını kaybettiğini ve çok sayıda binanın yerle bir olduğunu belirten Safedi, şunları kaydetti:

“Yapmaya çalıştığımız şey, herkesin bu çılgınlığın devam edemeyeceğini ve bu savaşın sona ermesi gerektiğini anlamasını sağlamak. Kimse kazançlı çıkmıyor, tam tersine herkes kaybediyor. Filistinliler hayatlarını kaybediyor, bölgedeki insanlar inançlarını kaybediyor ve İsrail, bu savaşta insanlığını kaybediyor.”

Ürdün Kraliçesi Ranya el-Abdullah, Gazze’de yaşanan insani felaketi önlemek için ateşkes çağrısında bulunarak “Filistin’i desteklemek Yahudi karşıtı olmak anlamına gelmiyor.” dedi.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığına göre, İsrail’in saldırılarında 4 bin 324’ü çocuk, 2 bin 823’ü kadın olmak üzere 10 bin 569 Filistinli öldürüldü, en az 26 bin 475 kişi yaralandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx