Malın Kıymetini Bilmek

Evlatlarımıza malın kıymetini nasıl öğretiriz? Eğitimci bir yazar olarak siz değerli okurlarımı bu konuda bilgilendirmek için bu yazı dizisini ele aldık.

Psikolojiniz bozulduğu zaman psikologa gittiğiniz zaman, psikolog sorunu çözmek için çoğu zaman çocukluğunuza gider. Çocukluğunuzla ilgili sorular sorarak sizi tanımaya ve çözmeye çalışır. Biz de bir psikolog mantığıyla işin kökenine inip soruna geçici çözümler yerine kalıcı çözümler üreteceğiz.

Çocuğa malın kıymetini bilmemeyi aslında biz farkına varmadan öğretmekteyiz. Küçük yaşta her istediğini elde eden bir çocuğa, malın kıymetini nasıl öğretebilirsiniz. Bir şeyin kıymeti yokluğunda anlaşılır. Yoklukla hiç tanışmamış, varlık içinde yüzmüş bir çocuğa yokluğu anlatamazsınız.

Çocukluğunuzda yokluk çekmiş olabilirsiniz. Çocukluğunuzda imkânların kısıtlı olması aslında size malın kıymetini doğal yollarla öğretmiş oldu. Bisiklet hayali kuran ve her yıl karnenin hepsi 5 olursa sana bisiklet alacağım sözü alan ve 3 yılın sonunda bisiklet sahibi olan ben, bisikletim geldiği gün heyecandan uyuyamamıştım. Gece 11,30 da gelen bisikleti sokak lambasının altında sabahın 7 sine kadar dur durak bilmeden büyük bir heyecanla süren ben bisikletin ne kadar kıymetli bir şey olduğunu o gün anlamıştım. Büyüdüğüm halde odunlukta bir köşede duran o eski bisikleti satmamak için uzun süre direndim.

Akşam iş çıkışı çocuğuna büyük bir özlem duyan anne ve babalar, çocuklarına ayıramadığı vakti telafi etmek için iş çıkışı oyuncakçı dükkânına gidip pahalı birkaç oyuncağı alıp eve gelir. Bir nevi vicdanlarını susturmak, çocuklarını mutlu etmek ve mutlu görmek için yapılan bu girişim aslında son derece sakıncalı bir durumdur.

Çocuğa aynı anda birden fazla oyuncak almak, bir oyuncaktan sıkılmadan diğerini önüne koymak, çocukları doyumsuz yapmaktadır. Kırılan bozulan bir oyuncağı için üzülmeyen, gözyaşlı dökmeyen çocuklar yetiştiriyoruz. Oyuncak dediğin nedir ki benim çocuğum bir oyuncak için üzülmesin ben ona 10 tane oyuncak alırım diyen anne ve babaların sesini duyar gibiyim. Sorun çocuğun gözyaşı dökmesi üzülmesi ya da sizin 10 tane oyuncak alıp almamanız değil. Sorun siz böyle yaparak oyuncakları çocuğun dünyasında değersiz kılmaktasınız. Oyuncağına kötü davranan, kaybolursa kaybolsun annem babam nasıl olsa yenisini alır mantığında çocuklar yetiştiriyorsunuz.

Peki, çocuğa malın kıymeti nasıl öğretilir? İlk etapta ben yokluk çektim çocuğum çekmesin, çocuğum bir eli yağda bir eli balda olsun mantığından sıyrılmanız lazım. Bu mantıkla yetiştirilen çocuğa ne yapsanız malın kıymetini öğretemezsiniz. Bir oyuncağı eskimeden, kırılmadan, bozulmadan o oyuncaktan sıkılmadan kesinlikle ikinci bir oyuncağı çocuğunuza almayın. Oyuncak alırken çocuğunuza aynı anda 2-3 oyuncak almayın. Çocuk hangi oyuncağı ile oynayacağına karar veremez.

Çocuğu oyuncaklara boğmak yerine 1 tane oyuncak alıp çocukla birlikte oynayın. Çocuğun oyuncaktan çok oyun arkadaşına ihtiyacı var. Çocuğunuza iyi bir oyun arkadaşı olun. Oyun oynarken paylaşmanın, yardımlaşmanın ne kadar güzel olduğuna değinin. Böylece paylaşmayı ve yardımlaşmayı seven çocuklar yetiştirmiş olursunuz. Oyunla birlikte çocuğa kuralları, sosyal hayata uyum sağlamayı öğretmiş olursunuz.

Yalnız kendi başına büyüyen, oyun arkadaşı olmayan çocuklar genelde bencil ve içine kapanık çocuklar olmaktadır. Kendini ifade edemeyen, oyun oynarken mızıkçılık yapan kurallara uymayan, kuralların ne olduğunu bilmeyen, sosyal yaşama uyum güçlüğü çeken çocuklar olmaktadır. İstediği olmadığı için saldırgan davranışlar sergileyen, empati duygusu gelişmemiş bireyler olur.

Çocuğunuzu sık sık yoklukla imtihan edin. Oyuncağını kırdı ve bilerek zarar verdiyse ona bir daha uzun süre oyuncak almayın. Kırılan oyuncağının yeri hemen doluyorsa, kırılan oyuncağa bir özlem duymayacaktır. Hatta yeni oyuncakların gelmesi için mevcut oyuncakları bilerek kırmaya devam edebilir.

Çocuğunuzun yanında hep kolay para kazanmaktan, kolaycılıktan bahsediyorsanız, oyuncağı alırken hiç zorlanmadığınızı, isterse ona 100 tane oyuncak alabileceğinizi çocuğa hissettirdiğiniz anda çocuk artık malın kıymetini bilmeyecektir. Babamın inşaatta çalışıp gün sonunda bacaklarının arasının kızarıp gün boyu iki bacağını ayırarak acı içinde dolaştığını gördüğüm gün bana aldığı bisikleti daha dikkatli kullanmaya başladım.

Önemli olan çocuğa bir malı alıp almak değil. Aldığınız şeyin nasıl kullanacağını çocuğa öğretmelisiniz. Çocuk aldığınız şeyin nasıl kullanılacağını bilmeyebilir. Bu durumda istemeden de olsa hor kullanabilir. Eşyasına zarar veren, hor kullanan bir çocuğa mutlaka bir yaptırım uygulanmalıdır. Sevdiği bir şey elinden alınıp, sevdiği şeyden mahrum bırakılabilir.

Söylenmek, dövmek, fiziksel ceza uygulamak, hakaret etmek, kıyaslama yapmak çocuğa malın kıymetini öğretme konusunda etkisiz yöntemlerdir. Söylendiğiniz zaman, çocuğunuz bizim peder yine nutuk atmaya başladı demeye başlar. Dövdüğünüz zaman çocuk korkudan oyuncağına zarar vermez. Sizin olmadığınız ortamda çocuk oyuncağın anasını ağlatır. İçindeki tüm öfkesini, size gücü yetmediği için hıncını oyuncağından çıkarır. Fiziksel ceza ise çocuğun ruhunda ve psikolojisinde derin yaralar açar. Hakaret etmek, dağınık olduğunu söylemek çocuğu sizden koparır. Aranıza dikenli teller çeker. Çocuk artık sizden gelen uyarıcılara kapanır. Zamanla sizi dinlememeye ve takmamaya başlar. Kıyaslama yaptığınızda ise çocuk kıyaslandığı çocuğa karşı bir kıskançlık ya da tam tersi öfke besleyebilir.

Çocuğunuzu hayatta zorluklarla tanıştırın. Yaz tatilinde ve 15 tatilde mutlaka bir işte çalışmasını sağlayın. Evde iş yaparken ona da mutlaka görev ve sorumluk verin. Çocuğunuza doğru model olun. Cep telefonunuza, tabletinize, arabanıza ve diğer eşyalarınıza çocuğun önünde iyi davranıp doğru model olun ki, çocuktan da malın kıymetini bilmesini bekleyin. Unutmayın çocuklar için ilk model sizsiniz. Doğru model olarak birçok sorunu kökten çözebilirsiniz.

Makale Yazarı: Emrah Berber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir