Akdeniz Üniversitesi nakil bekleyen 210 hastayı hayata bağladı

Karaciğer, böbrek, kalp, kornea, kemik iliği, yüz, kol, bacak gibi kompozit doku nakilleriyle dünyada en çeşitli organ nakli yapılan merkezler arasında yer alan Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi, nakillerini başarılı şekilde sürdürüyor.

Salgından en çok etkilenen kronik hastalar arasında yer alan ve bekleme şansı olmayan organ nakil hastaları, doktorların başarılı operasyonlarıyla can buluyor.

Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı, sıkı salgın tedbirleri alarak bu yıl 160 böbrek, 50 karaciğer nakli yaptıklarını söyledi. Aydınlı, bunların çoğunun canlı vericiden naklettiklerini, yoğun bakımlarda beyin ölümü gerçekleşen hasta sayısı azaldığı için kadavra bağışlarının da düştüğünü belirtti.

Sene sonuna kadar 200 civarında böbrek, 60 karaciğer nakli yapmayı hedeflediklerini aktaran Aydınlı, “Bağışlar düştüğü için bekleme listemizdeki hastalarda sıkıntılar oluyor. Her yıl karaciğer bekleme listemizde yüzde 10 civarında hastamızı kaybediyoruz. Salgın döneminde kayıplarımız yüzde 25’lere çıktı. 3-9 Kasım Organ Bağış Haftası’nı bahane ederek, vatandaşlarımızı bir kez daha organ bağışına davet ediyoruz” diye konuştu.

Dördüncü dereceye kadar olanlardan nakil yapabildiklerini vurgulayan Aydınlı, şunları kaydetti: “Kan ve kayın akrabaları direkt verebilirler, etik kurul başvurusuna gerek yok. Ancak bunun dışında olan vericiler etik kurula müracaat etmeliler. Biz bir dosya hazırlıyoruz. ‘Tıbbi yönden hastanın sıkıntısı yoktur’ diye. Etik kurul da etik yönden inceliyor, bir sıkıntı yoksa kan ve kayın dışında da insanlar organ bağışında bulunabilirler. Uluslararası kurallara uygun olarak bağışın yapılmış olması ve etik kurulun buna onay vermesi gerekiyor. Arkadaşı, tanıdığı da bağış yapabilir.”

Aydınlı, nakil olmak için yurt dışından da hastaların geldiğini, sağlık turizmi için hastanenin güçlü alt yapıya sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Organ Nakli Merkezi Koordinatörü Nilgün Bilal de organ bağışının nakil bekleyen hastalar için çok önemli olduğunu ifade etti. Salgının herkesi çok etkilediğini belirten Bilal, “Sadece bu hafta değil, hastalarımızın her gün düşünülmesini istiyoruz. Daha fazla fark edilmelerini, kendileri için umut oluşmasını istiyoruz. Zaten toprak olacak bedenlerin bir parçasının hayatta kalma umudu olanlara can olmasını istiyoruz” diye konuştu.

Beyin ölümünün gerçek bir ölüm olduğunu ve geri dönüşünün olmadığını aktaran Bilal, yenidoğandan ileri yaşlara kadar her yaş, cinsiyet ve ırktan nakil bekleyen hastalarının olduğunu dile getirdi.

Beyin ölümü gerçekleşen kişinin böbrek, karaciğer, pankreas, akciğer, kornea, kolları, yüzü, rahim (uterus) başta olmak üzere tüm organ ve dokularının bağışlanabileceğini anlatan Bilal, “Bu hayatta iz bırakabilmek için insanlığa can olmak gerekiyor” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir